16 Aralık 2012 Pazar

2012 FORDHAM İNSANLIK ÖDÜLÜ” -FORDHAM UNIVERSITY-YILMAZ PARLAR

“2012 FORDHAM İNSANLIK ÖDÜLÜ”

ESKİ YASED’Lİ MUSTAFA ALPER
“2012 FORDHAM İNSANLIK ÖDÜLÜNÜ”VERDİ

İs dünyası master elçimiz eski YASED’li Mustafa Alper Amerikan Fordham Universitesinin Türkiye’deki "Fordham Universitesi Dernegi"nin Başkanı olarak
Thulani Madondo'ya “2012 Fordham İnsanlık Ödülünü”verdi

CNN'nin 2012 yili için sivil toplum gönüllüleri arasında en değerli 10 adayından biri olarak seçilen Güney Afrika’dan Kliptown Gençlik Projesi Direktörü, Thulani Madondo’yu da konuk ederek Swiss Hotelde düzenlenen etkinlikte ödülünü takdim etti.

Yıllarca, YASED’in bu günlere ışık tutan “Barometre”sini hazırlamada çok emekleri geçen YASED  eski Genel sekreteri Mustafa Alper emekli olduktan sonra üst düzey iş dünyasına danışmanlık ve koçluk hizmeti veren firmasının yanı sıra Bir taraftanda Bogazici Üniversitesinde Uluslarası Ekonomik ilişkiler derslerinde öğretim görevlisi akademisyenliği sürdürmenin diğer bahçesinde Graduate School of Business Administration (GBA)'da orta ve üst düzey yoneticilere, iş dünyasının güncel ihtiyaclarına yönelik cok çesitli Master ve MBA programlari sunan Amerikan Fordham Universitesinin Türkiyede’ki "Fordham Universitesi Dernegi"nin Başkanı olarak varlık göstermektedir.,


Mustafa Alper’e sorduğumuzda Fordham hakkındaki bilgilendirmesi şöyle “Kuruldugu 1841 yılından beri çok çesitli alanlarda lisans egitimi veren ve dünyanin en seçkin eğitim kurumlarından biri olan Fordham Universitesi, 40 yılı aşkın süredir de ekonomi ve finans dünyasının kalbi New York Manhattan'da yerleşik kampüsündeki İşletme Yüksek Okulu'nda (Graduate School of Business Administration (GBA)'da orta ve üst düzey yöneticilere, özellikle iş dünyasının güncel ihtiyaclarina yönelik çok çeşitli Master ve MBA programları sunmaktadır.”

Mustafa Alper yine ödül hakkında verdiği bilgiler “Türkiye'de çok sayıdaki mezununu ve dostunu biraraya getirmek üzere bu yıl kurulan "Fordham Universitesi Dernegi"nin, "Fordham University GBA" ile birlikte duzenledigimiz etkinlikte CNN'nin 2012 yılı için sivil toplum gönüllüleri arasında en değerli 10 adayından biri olarak seçilen Güney Afrika’dan Kliptown Gençlik Projesi Direktörü, Thulani Madondo’yu konuk ederek ödülünü vermekteyiz.”

Alper Ödülün nedenini ise şöyle açıkladı. “Kliptown’un yerlisi olan ve hayatını burada geçiren Thulani, kendisini insanlarin yaşamını egitimle degiştirmeye adamış bir toplum gönüllüsü. Thulani ve aynı kasabada yaşayan ve egitimle farklılık yaratabileceklerini düşünen daha birçok gönüllü tarafından 5 sene önce başlatılan projenin özünde egitimle iyi yönlü bir değişim yaratmak yatıyor.


Iste Thulani’yi ; CNN 2012 Ilk 10 Kahramani arasinda aday gosteren de, boyle bir projeyi başlatarak hiçbir imkanı olmayan yoksul cocuklara ve gençlere gönülden baglılığı ve büyük katkısı. Dünyanın her yerinden 45000 aday arasindan seçilerek, CNN'in 2012 yili Kahramanı için aday gosterilen 10 değişim öncüsünün arasından seçilecek olan birinciyi heyecanla beklerken, sizleri Fordham ailesi olarak önemsediğimizi vurgulamak adına Thulani’yi desteklemeye davet ediyoruz.”

Thulani Madondo ve yine kendisisi gibi gönüllü partneri ile birlikte ödül töreni gecesine  katılan iş dünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının seçkin yöneticileri, akademisyenler ve cesitli ülkelerin konsolos ve ticaret ateşelerine bir dans göstesinde bulundular ayrıca basit figürleri konuklara uygulamasını yaptırarak Afrika insanın siyah renk görünümlü dışı içindeki renkarenk bir yaşam olduğunu bir kere daha gösterdiler. Etkinliğe "Fordham University GBA" Direktörü Joseph M. McShane, S.J. telekonferans ile katılarak, TABA / AmCham Turkish - American Business Association (Türk - Amerikan İşadamları Derneği ) başkanı Uğur Terzioğlu, Dernek Başkanı Mustafa Alper, Başarılı TV program yapımcısı Mithat Bereket, Amerika New York Fordham Üniversitedeki Temsilcimiz Banu Paksoy,ve “2012 Fordham İnsanlık Ödül” sahibi  Thulani Madondo ile kısa sohbet gerçekleştirdiler.

yilmazparlar@yahoo.com


12 Aralık 2012 Çarşamba

3.NCÜ İTALYAN SİNEMASIYLA BULUŞMA-YILMAZ PARLAR

3.NCÜ İTALYAN SİNEMASIYLA BULUŞMA



İtalya Konsolosluğu İstanbul İtalyan Kültür Merkezinde 9-15 Aralık 2012 tarihleri arasında sürecek olan İstanbul 2012, “3.ncü İtalyan Sinemasıyla Buluşma” film festivali tüm görkemiyle başladı. 
 

İtalya Ankara Büyükelçisi Gianpaolo Scarante, İtalya İstanbul Konsoslosu Gianluca Alberini, Cinecitta’ Luce ve İstanbul İtalyan Kültür Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı festival‘E’ Stato il Figlio / Oğlu Yaptı”  açılış filmi ile başladı, Venedik sarayında mükemmel bir resepsiyon ile devam etti.

İtalya Ankara Büyükelçisi Gianpaolo Scarante, açılış konuşmasında “Dünya sinemasından bahsedeceksek İtalya’sız olmaz”. İzliyeceğiniz bu film örneği  bile karar vermenize yetecektir anlamında konuşmasını özetledi.

E’ Stato il Figlio / Oğlu Yaptı”  1970 İtalya’sının dar gelirli insanların bir hayat kesitini işleyen film Gerçekten son derece başarılıydı, seyirciyi adeta büyüledi.
Toni Servillo ve Giselda Volodi’nin muhteşem oyunculuklarını sergilediği film sonrası Giselda Volodi seyircilerin sorularını cevapladı. Ayrıca Giselda Volodi ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisine sorularımız filmle olmakla beraber İtalya sinemasının bu gününü açıklatacak nitelikteydi.

Giselda Volodi’den,  Film çekilmeden önce uzun bir süreç araştırma belgelerin toplanması projelendirilmesi finans temini oyuncuların özenle seçilmesi nitelikli olması açısından gerekli hazırlıkların tamamından sonra çekime geçtiklerinin özet bilgilerini alıyoruz. 
   
Film sonrası İtalya’dan gelen sinemacılar ile Türk sinemasının önde gelen isimleri, Elçiler, Konsoloslar, elit bir grubun konuk olduğu muhteşem Venedik Sarayındaki resepsiyonda sohbet yine sinema endeksliydi.    

Cinecitta’ Luce tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen ‘L’Apuntamento Con Il Cinema Italiano’ – ‘İtalyan Sineması ile Buluşma’; Sinema eleştirmeni Gianni Canova tarafından seçilen ve önemli uluslararası festivallerden (Venedik, Tokyo, Montréal, Londra, Villerupt, Rio de Janeiro, Toronto, Grenoble, Annecy, New York, Busan, Locarno) ödüllerle dönen  en yeni yedi İtalyan yapımı film seyircilerle buluşucak


yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2012 Cuma

Dünyadaki Genel Müdürler ise Yiyecek & İçecek kökenli-Yılmaz Parlar

Otelcilik Sektöründe, Türk Genel Müdürlere Bakış…  

Sektörde şu an çalışan Türk Genel Müdürlerin çoğunluğu Ön Büro,
Dünyadaki Genel Müdürler ise Yiyecek & İçecek kökenli…

Konaklama sektöründe Türk Genel Müdür trendlerini değerlendiren BW Plus The President Hotel Genel Müdür Yardımcısı Murat Arslan, Türk Genel Müdürlerin çoğunluğunu Ön Büro departmanı kökenliler oluştururken, dünyadaki Genel Müdürlerin ise Yiyecek & İçecek departmanı kökenli olduğunu belirtti.

Türk Genel Müdürlerin erken yaşta iş hayatına atıldıklarını kaydeden BW Plus The President Hotel Genel Müdür Yardımcısı Murat Arslan şunları söyledi:  “Dünyada son 50 yıldır, ülkemizde ise son 25 yıldır turizm sektö­rünün artarak büyümesi ve gelişmesi, otelcilik sektöründe çalışan otel genel müdürlerinin önemini daha da arttırmaktadır. Pazarlamadan satışa, bütçeden güvenliğe kadar birçok noktada verdikle­ri kararlar ile otellerin yönetiminde çok etkin adımların altına imza atan Türk Genel Müdürlerin yetiştirilmesi ve gelişmelerinde; gerekli araştırmaların özellikle otelcilik sektörü eğitimini veren üniversiteler tarafından yapılmasına ve sektörün gelişmesine ışık tutmasına ihtiyaç vardır. Şu an sektörde çalışan Türk Genel Müdürlerin çoğunluğu ”Ön Büro” Departmanı kökenlidir. Daha sonra sırasıyla, Yiyecek & İçecek, Satış & Pazarlama ve Muhasebe Departmanı kökenli çalışanlar gelir. Kat hizmetleri, Teknik Servis, Mutfak ve diğer departmanlarda müdür olarak çalıştıktan sonra Genel Müdür olanların oranları ise oldukça düşüktür.  Dünyada bu sıralama, önce Yiyecek & İçecek Departmanı, sonra Ön Büro ve ardından Satış & Pazarlama Departmanları olarak görülmektedir. Genel Müdürlerimizin büyük bir çoğunluğu da bu pozisyona gelmeden önce Genel Müdür Yardımcısı görevinde bulunmuşlardır.

Ülkemizde son yıllarda, rekabet ortamı ve otel sayılarının hızla artması, yatırımcıların ve otel sahiplerinin otellerini doldurma problemi yaşayacakları endişesi taşımaları, Satış ve Pazarlama kökenli Genel Müdür sayılarında belirgin bir artışın olmasını sağlamıştır.

Genel Müdürler genç yaşta iş hayatına atılıyor, çekirdekten yetişiyor

Türkiye de çalışan Türk Otel Genel Müdürlerinin kariyerleri ile ilgili bir araştırmaya girecek olursanız,  bölgelere göre belirgin farklılıkların olduğunu göreceksiniz. Eğitim durumları, yaşları, yabancı dil bilgileri, mesleğe ilk başladıkları bölümler, bir otelde toplam çalışma süreleri bölgesel olarak değişmektedir. Uluslararası otellerde ve lüks otellerde Genel Müdür olmanın daha zor olduğu hesaba katılırsa, bu otellerde Genel Müdürlük yapan kişilerin geçirdikleri eğitim süreçlerinin daha uzun olduğu görülmektedir. Bu kişilerin, hangi bölümde çalışmaya başlarlarsa başlasınlar zaman içerisinde diğer tüm birimlerle ilgili bilgi ve becerilerini geliştirmeleri ve tecrübe kazanmaları için gerekli eğitim süreçlerinin daha uzun sürdüğü kesindir.
Türk Genel Müdürlerin ilk mesleğe başlangıçlarına baktığınızda, çoğunun genç yaşta iş hayatına atıldığını görürsünüz. Bu yazının bilimsel bir araştırma olmamasından dolayı verilen rakamlar net olmasa da, Otel Genel Müdürü olarak çalışan kişilerin mesleğe ilk başlama yaşının ülkemizde 20-22’li yaşlar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle, sahil kesimlerinde bulunan otellerimizin Genel Müdürlerinin tabir yerinde ise çekirdekten yetişerek o pozisyonlara geldikleri ve çok daha erken yaşta mesleğe atıldıkları söylenebilir. Ayrıca Türk Genel Müdürlerimizin büyük bir bölümü daha okul yıllarında hem okuyup, hem çalışmaya başlamış kişilerdir.
Genel Müdür olmak için iyi bir otelcilik bilgisinden fazlasına ihtiyaç vardır

Bir otelde iyi bir Genel Müdür olmak için otelcilik hakkında çok iyi bilgi sahibi olmaktan daha fazlasına ihtiyaç vardır. Yenilikçilik, yönetim bilgi ve becerileri, şirket politikalarının farkındalığı, iyi bir zaman yönetimi, araştırma ve geliştirme ruhu, iletişim konusunda üstün beceriler, müzakere yeteneği ve sağlam bir kişiliğe ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, kişinin fiziksel yapısı, tarzı, hoşgörüsü, güçlü belleği, risk alabilme yeteneği ve sağduyusu da önem taşımaktadır.

Doğru zamanda doğru yerde olmak ve şans faktörü de çok önemlidir

Otel Genel Müdürünün çok iyi delege etme yeteneğine de sahip olması gerekir. Aynı zamanda servis ve mutfak bilgisine, ön büro işlemleri bilgisine, temizlik ve bakım onarım bilgilerine ihtiyacı vardır. Otelin her tarafında tüm otel çalışanları ve misafirleri ile her zaman iletişim halinde olmalıdır. Başarının iyi ilişkiler ve komünikasyondan geldiğinin bilinmesi gerekir. Misafir memnuniyetinin en üst seviyede tutulmasının sağlanması ve her koşulda memnuniyetin ölçülmesi çok önemlidir. Genel Müdürün herhangi bir problem karşısında, konuyla direk ilgilenmesi ve çözüm seçeneklerini hayata geçirmesi şarttır.

Teknik bilginin yanı sıra, tecrübe gerekiyor

Otel yönetimi teknikleri ve stilleri,  planlama ve bütçe yönetimi, kontrol sistemleri ve muhasebe, büyük organizasyonlar ve operasyonu, otelin teknik altyapısı ve diğer teknik bilgiler hakkında mutlaka eğitim almış ve tecrübe kazanılmış olunmalıdır. Bununla beraber yabancı dil bilgisi, bilgisayar ve teknoloji bilgisi, sunum ve iletişim teknikleri,  pazar analizi yapabilme, ekonomik verilerin değerlendirilmesi ve risk analizi yapabilme, protokol bilgisi, zaman yönetimi, baskı altında karar verebilme yeteneği, enerji ve diğer kaynakların korunması ve tasarruf edilmesi ve çevrenin korunması gibi konularda kendisini geliştirmesine ihtiyaç vardır. Bütün bu konuların sadece teorikte değil, pratikte de uygulanmış ve tecrübe kazanılmış olması çok önemlidir.

Sektöre, erkek Genel Müdürler egemen

Ülkemizde Otel Genel Müdürlerinin çoğunluğu erkektir. Bayan Genel Müdürlerin sayısı, maalesef çok azdır. Nedenleri arasında, bayan personele bu konuda çok fazla şans verilmemesi, sektörde çalışan bayan personelin kendi hedeflerinde Genel Müdür olmaktan ziyade belirli bir yaştan sonra arka planda bir ofis işinde çalışıp çok fazla ön plana çıkmak istememeleri, otelcilik sektörünün uzun saatler çalışılıp,  çok fazla sorumluluk alınan zor bir meslek oluşu ve evlilik hayatı ile iş hayatını birlikte yürütmenin getirdiği zorluklar ilk akla gelen nedenlerdendir. Sektörde kendisini yetiştirmiş çok değerli Bayan Genel Müdürlerimiz vardır, fakat sayı olarak erkek genel müdürlere oranları çok düşüktür.

Sektördeki gelişmelerden haberdar olmak gerekir

Genel Müdürlerimizin otelcilik camiasındaki gelişmelerden haberdar olması, kendilerini her fırsatta ve her alanda geliştirmeleri ve değişen trendlerden haberdar olmaları ve bunları kendi otelinde uygulamaları önemlidir. Misafirin istek ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmış bir otel yapısı, otelin verdiği servislerin promosyonunun yapılıyor olması, rezervasyon ve satış ağının iyi bir şekilde kurulmuş olması ve verimli bir şekilde çalışıyor olması gerekir. Otelin temiz, konforlu, güvenli, standartları oluşturulmuş,  eğitimli ve alakalı personele sahip olması gerekir.

Hedef ve planlamalar işinizi kolaylaştırır

Otel Genel Müdürleri tarafından kısa ve uzun vadeli hedeflerin belirlenmiş planlı bir çalışmanın yapılmış olması, kalite kontrol sistemlerinin kurulmuş olması, plan ve bütçelerin hazırlanmış olması, sorumlulukların ve görevlerin belirlenmiş olması gerekir. Bunlarla beraber, personel eğitimlerinin planlanmış ve yapılmış olması, iletişim ağının ve seviyesinin belirlenmiş olması, otel oda ve tüm diğer bölümlerinin yıllık periyodik bakımlarının yapılmış ve planlanmış olması gerekir. Gerekli tüm lisansların ve eğitimlerin alınması da çok önemlidir. Otel ile ilgili alanlarda yapılması gereken sigorta işlemlerinin yapılıp, hazır hale getirilmesi sizi birçok konuda rahatlatacaktır.

İşinizi iyi yapın, asansöre bindiğinizde en yüksek düğmeye basmaya hazır olun

İşinizi iyi yapın, elinizden gelenin en iyisini yapın. Giyiminize her zaman özen gösterin, saç bakımınızı ve makyajınızı her zaman sade ve bakımlı yapın. Kibar olun, personelinize karşı güvenilir ve kabul görür bir tavrınız olsun. Dikkatle dinleyin, dürüst olun, misafirleri selamlayın, gerekli yerlerde gerekli tavsiyeleri yapmaktan korkmayın. Öğrenebileceğiniz ve kendinizi geliştirebileceğiniz her fırsatı değerlendirin. Kendinizin her konudan haberdar olabileceği bir organizasyonu kurup, otelde olup biten her şeyden haberdar olun. Verilen tekliflerden, promosyonlardan, özel organizasyonlardan, VIP kişilerin kim olduğundan ve gruplardan haberdar olun. İmkanınız oldukça, dünyanın her tarafında çalışıp oradaki çalışmalar ve servis hizmetlerinden haberdar olun.

Otel yöneticileri veya otel sahiplerinin büyük bir kısmı Otel Genel Müdürlerini ve departman müdürlerini kendi elemanları içerisinden seçmek isterler. Eğer siz, tüm bu vasıflara sahipseniz ve asansöre bindiğinizde üst düğmelere basacak kabiliyette iseniz, promosyon alacak kişinin siz olduğunuz kesindir.

Bir şeyin altını kalın “Board Marker” ile çizmekte yarar görüyorum ki: 

“Believe is good, control is better” 
“Güvenmek güzel, fakat kontrolü asla elden bırakmayın”

yilmazparlar@yahoo.com

3 Aralık 2012 Pazartesi

CeBİT FUARINDA EGD’DEN FORUM-YILMAZ PARLAR


CeBİT FUARINDA EGD’DEN BEYİN FIRTINASI


Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) "Yaşam Teknoloji ve Girişimcilik'de Yeni Arayışlar" başlıklı forum düzenledi.
Çok interaktif geçen forumun panelinde sorgulama ve cevapları konu otoritelerinden tüm gerçekliğiyle sergilenmesini sağlıyarak zihinlere berraklık getirdi.  

Ekonomi Gazetecileri Derneği üyelerin bilişim sertifikalarını, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve forumun oluşmasına destek veren TEB'in Genel Müdürü Varol Civil verdi.

CNR Expo Yeşilköy İstanbul’da düzenlenen 29 Kasım-2 Aralık 2012 tarihleri arasında gerçekleşen Bilişim ve Teknoloji ve İletişim Platformu CeBIT 2012 Fuarı’nda, EGD’ nin organize ettiği 1 Aralık 2012 tarihli foruma Ekonomi gazeteciler ile birlikte bilişim sektörün ilgili tüm temsilcileri katıldı.

Moderatörlüğünü EGD Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı foruma; AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, KOSGEB Başkan Yardımcısı Metin Şatır, TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Sabah Gazetesi Teknoloji Editörü Timur Sırt, Maxihaber.net Genel Yayın Yönetmeni Aykut Altındağ ve TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Aktepe konuşmacı olarak katıldı.


Panelin moderatörü EGD Başkanı Celal Toprak kısa bir dünya ekonomisi hakkında  ufuk turu yaparak örneklemelerden sonra, İspanya  ekonomisinin düşük grafik çizmesine rağmen, Dünyanın en büyük ilk 500 şirketi arasında şirketleri oluşu bizim henüz neden ilk 500 de olmayışımızın sorgulamasını hançer gibi sebebleri düşünen beyinlere saplarken,bir taraftanda acaba İstanbul’u sokabilirmiyiz nasıl bir örtüşme sağlarız gibi ikinci bir kapı açtı. İstanbul için bu düşünceyi AB bakanı Başmüzakereci Egemen Bağış’a tevcih etti.


CeBİT fuarına gelen, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,”Forumunuzu duyunca ilk ayağımı buraya attım.” Dedi. Bakan Egemen Bağış kısa selamlama konuşması yaparak, “Avrupa’da İstanbul ile ilgili tanıtım kampanyası yapacağız. İstanbul batının doğusu, doğunun batısıdır. İstanbul’suz bir Avrupa eksik kalır, İstanbul’suz bir Avrupa fakir kalır. Bu sloganını yerleştireceğiz.”dedi.
Bakan Bağış, aralarında bizim de olduğumuz bazı ekonomi gazetecilere bilişim sertifikalarını verdi.    



Panelde konuşmacıların özet konuşmaları;


Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, 5 yıl gibi kısa sürede de daha fazla müşteri ağı, piyasa payı ve kaliteli ürünü yakaladıklarını neden olarak İşletmelerin,30 yılda sağladıkları piyasa payı, pazara ulaşımı ve etkisini gibi süreçlerinin; bilgi teknolojileri altyapısıyla 5 yıldan daha az süreye indiğini belirtti. 


Mehmet Önder “Yeniçağ fırsatları yakalamak ancak‘iş modellerinin’ hazırlanması gerekir. Yazılımdaki gelişmeler ile  bazı iş kolları önemini yitirirken, yeni iş kolları ve fırsatları doğdu. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan turizme varıncaya kadar bütün süreçlerin içerisine, hayatımızın her anını yöneten ve etki eden bir sistem olarak, bilişim girdi” dedi.

KOSGEB Başkan Yardımcısı Metin Şatır, geçmişte mezun olanların devlet kurumları veya büyük bir şirkette çalışmayı düşünürken, son yıllarda yeni bir fikir veya proje üreterek girişimci olma konusunda ciddi bir talebin olduğunu belirtti. KOSGEB olarak girişimci felsefesinin yayılmasına büyük katkı verdiklerini ifade eden Metin Şatır, sektöre ve ülkeye değer üretmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
 
Forumun önemine değinen Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Varol Civil, bankacı, sanayici, basın mensubu olarak elbirliğiyle katma değer üretilmeye çalışıldığını söyledi. Banka olarak KOBİ’leri ve girişimcileri desteklediklerini anlatan Genel Müdürü Varol Civil, birçok konuda başarılı projeleri hayata geçirdiklerini kaydederek, desteklerin sürmeye devam edeceği belirtti.

TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz,  “Kobi bankacılığı konusunda önemli projelerimiz bulunuyor. Aynı zamanda, TEB Girişim Evi’ projemiz ile bugüne kadar 270 öğrenciye destek verdik. Girişimcilere, kaynak desteğinin yanı sıra, iş planlarının hazırlanmasından satış-pazarlamaya, şirket yönetim becerisinden hukuk bilgisine kadar geniş yelpazede eğitim sağlıyoruz. 2023 yılında, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefliyorsak, girişimcileri desteklemeliyiz. Banka olarak, girişimcilere desteğimizi arttırarak sürdüreceğiz” dedi. 

Sabah Gazetesi Teknoloji Editörü Timur Sırt, “Akıllı cihaz, kimine göre su ısıtıcısı, kimine göre alarm olabiliyor. Teknoloji hayatımızın ve iş yapış şeklimizin içerisine girdi. Burada, önemli olan teknolojiyi ve değişimi en iyi şekilde yönetmektir. Mesela, ABD deki kasırga sırasında, hangi benzin istasyonunda benzin olup olmadığı ve istasyonda sıra olup olmadığı, sosyal medyada bir üniversite hocası ve lise öğrencilerinin oluşturduğu bir platformdan katkı sağlanmıştır” dedi. 

 Maxihaber.net Genel Yayın Yönetmeni Aykut Altındağ, geçmişte kaçırılan fırsatlara örnekler vererek, geleceğe ilişkin yeni iş fırsatlarının hayata geçirilmesinin önemine değindi.

Sosyal ağlarla birlikte, hayatın sanal dünyada yaşanmaya başladığını da anlatan Aykut Altındağ, daha hızlı bir haberleşme ve daha az uyuma gibi bir sürecin insan hayatına girmesine rağmen, diğer yandan sevgiyi gösterme ve paylaşımın azaldığına da dikkat çekti.

Türkiye’nin teknolojiyi kullanmada bir sıkıntısı olmadığını anlatan YASAD Başkanı Doğan Ufuk Güneş, teknolojiyi üreten ülke konumundan, teknolojinin sahibi olan ülke konumuna geçilmesi gerektiğine değinerek, yazılımda uluslararası fırsatların yakalanabileceğini söyledi.

1998 ile 2004 yılları arasında Türkiye Bilişim Derneği başkanlığını yaptığını anlatan TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Aktepe, bilişim hafızası ve kavramlarının oluşması noktasında büyük emek verdiklerini anlatarak, geleceğin bilişimde olduğunu ve devletin bilişime daha fazla destek vermesinin önemine değindi.

Panel sonrası EGD Ekonomi Gazetecileri Üyeleri Başta Başkanları Celal Toprak olduğu halde, CeBİT Fuar alanını gezdiler.. Bir Çok Bakanın ve  Belediye Başkanların ziyaret ettiği ve fuar standlarında düzenledikleri sosyal medya konulu toplantılarına katıldılar.  





17 Kasım 2012 Cumartesi

TÜRKAN ŞORAY, EŞREF KOLÇAK ELVERDİ-YILMAZ PARLAR

TÜRKAN ŞORAY, EŞREF KOLÇAK ELVERDİ

Malatya Uluslararası Film Festivali için Malatya’ya davet edilen Yeşilçam’ın unutulmaz değerleri halkla iç içe sohbet ettiler, hastanelerde, hapishanede her yerde varlık göstererek taht kurdukları gönül sevgi ağlarını daha da genişlettiler, hatıra fotoğrafları çektirdiler,




Türkan Şoray ziyaret ettiği hastahanede o gün doğan bebeğe kendi adının verildiğini duyunca el verdi. Eşref Kolçak’da  Kaan Kırmızığül isimli sevimli, sempatik minik yavruya el vererek şaka olarak“Rambo” adını takdı. El alan yavrularımız, ilerde Türk sinemasına çok katma değer katacakarına inancımız sonsuz.
 
Türkan Şoray önce AVM’de bir toplantı düzenleyerek hayranlarına seslendi. Hastahane ziyaretinde Türkan Şoray’a soruyoruz. “Anadolu’da el vermek” diye bir olgu var. Siz adınızın verildiği mini bebeğe sanatcı eli veriyor muzunuz? “Elbette seve seve, diyerek el veriyor.




Tekliflere açık yeni oyunlara hazır, Yeşilçam emektarları, değerleri ancak çok dertli kendileriyle yaptığımız uzun sohbetlerde bakın neler diyorlar;

Eşref Kolçak “Beni Eşref Kolçak yapan filmler; Affet Beni Allahım, Çılgınlar Cehennemi, Sokak Çoçuğu, Bir Şöförün Gizli Defteri, Gece Kuşu, Kanlarıyla Ödediler, Namus Uğruna ( En iyi oyuncu ödülü).

Sinemamız en güzel hayatını 1950-1980 de yaşadı. 2009-2010 yılları bizim sinemamız tekrar o günlere döndü. Ne mutlu bana ki bende o güzelliği yaşıyorum ve yaşatmak içinde film çalışmalarına devam etmeye hazırım.”
 
Türkiye'nin önemli Kült, Fantastik, Aksiyon ve Macera Filmleri yönetmen SE-SAM Başkanı R. Yılmaz Atadeniz.aynı şekilde Arapkir’de,esnaf ziyaretlerinde bulunarak Berber koltuğuna oturdu. Birde Malatya damat traşı oldu.


Suna Yıldızoğlu “Bu sene Antalya ve Malatya Film Festivaline katıldım. Büyük zevk aldım. Normal şartlarda izleyemeceğim filmleri izleyebildim. Kadınlarla ilgili filmler daha ağırlıklı sanki…

Antalya’da beni en çok etkileyen film Ümmiye Koçak’ın yazıp yönettiği “Yün Bebek” adlı film Toros dağlarında Arslanköy’de yaşayan Ümmiye 12 yıl önce köyde kadınlar tiyatro topluluğu kurmuş ve geçen sene köydeki oyuncaklarla bu filmi yapmış. Filmde hiç erkek oyuncu yok. Mesaj çok belli. Kızlarımıza eğitim ve kariyer şart.

Malatya’da meraklı izlediğim bir film yine kadınlarla ilgili “Hamas’ın Kadınları” yönetmeni Filistinli Suha Araf. Oldukca tutucu bir topluluğu yöneten İslamcı siyasi bir partinin kadınlarına hatta askeri liderler olmalarına nasıl izin verdiğini anlatan bir belgesel. Erkek çocukların nasıl cihada hazırlandıklarını ölümden sonraki sürece şahit oluyoruz.

Birinci film “Yün Bebek” de Bir Türk köyünde ilk okul mezunu olan bir anne kız çocuğuna bir hayat hazırlamaya çalışıyor.
İkinci filmde üniversite mezunu kadınlar erkek çocuklarını bile bile ölüme yolladıklarını izliyoruz. Bazı anneler gurur duyarken bazı anneler bu acıyı kaldıramıyor….”

Sevgili oğlum, Kısrak Hepimiz Kardeşiz filmlerinden tanıdığımız Tuğrul Meteer
“Sinemanın cefasını çekenler, şimdi yapılan dizi ve filmlerde düşünülememek bizleri üzmektedir. Umarım bu durumlar düzelecek… Gereken ilgi gösterilecektir...”

Berivan Dizi filmi Merdan Ağası bir dönem Beyaz Perde jönü, Yavuz Karakaş“Yeşilçam’a 1960 senesinde başladım. Üçyüze yakın siyah beyaz ve renkli filmde oynadım.15 yaşımda Üsküdar Musiki derneğinde Emin Ongan tarafından eğitim aldım. Sonraları ses ve film sanatcısı olarak 45 lik iki plak doldurdum. Sinemadan o zamanlarda az para kazanıyorduk. Ek gelir olarak gazinolarda ve gece klüplerinde düğün salonlarında bateri çaldım. Yoksa bu nankör sinema sektöründe perişan olurdum. Hatırlanacak filmlerim Orhan Gencebay’la Vazgeç gönlüm, Aşkı benmi yarattım.Ferdi Tayfur ‘la Yaktı Beni, Tarık Akan’la Kızımın Kanı, Kemal Sunal ile İnek Şaban ile birlikte 5-6 film. Sır Kapısı ve Sırlar Dünyası hergün oynatılıyor ve bizler Tüm meslektaşlarım telif hakları çıkmadığı için Tüm televizyonlarda oynatılmasına rağmen bu sorunumuzu yeni kurulan derneklerle çözebileceğimizi umuyorum”

Yönetmen Yazar Metiner “3 Malatya Festivali, Büyük emekler karşılığı organize edilmiş, ancak sadece 2 sanatcı Türkan Şoray, Kadir İnanır ön plana çıkartılmış. Yılların sanatcısı Eşref Kolçak gibi yıldız ihmal edilmiştir. Eşref Kolçak kendisine yakışanı yapmış, sosyal faaliyetlerini, başta ceza evlerini ziyaret olmak üzere yaptığı görüşmelerle etkinliklere çok yönlü fayda sağlamıştır. Festivale ve tüm emeği geçen herkesin yüreğine sağlık.”

Valilik daveti üzerine festivale gelen, Dünyaca ünlü ressamımız  İbrahim Çalı torunu TBMM ressamı Yaşar Çallı ve Ressam ve Takı Tasarımcısı eşi Çiğdem Çallı Sinema değerler kervanına katılarak. Sanatcılar yumağında her etkinlikte pay sahibi oldular renk kattılar.

10 Ekim 2012 Çarşamba

Uzman Doktor Kürşat Ramazan Özdemir, Wushu federasyon başkan adayı-Yılmaz Parlar


 
  "Wushu'yu hak ettiği yere getirmek için adayız".
İstanbul  - Wushu federasyon başkanlığı için
son dönemece girilirken, Başkanlığa aday olduğunu açıklayan
"Karanlıktan Aydınlığa Atılım Grubu" başkan adayı Uzman Doktor Kürşat
Ramazan Özdemir, Wushu sporunu hak ettiği yere taşımak üzere ekibinin
yönetime aday olduğunu bildirdi.

İstanbul'da düzenlediği basın toplantısı ile başkanlığa resmen aday
olduğunu kaydeden Özdemir, camiadan gelen talep üzerine aday olmaya
karar verdiğini belirterek, "Bugüne kadar federasyonda işler iyi
gitmiş olsaydı, ben yerine,  biz politikası uygulansaydı, yani camiada
hoşnutsuzluk yaratılmasaydı, ekibimden  birlikte çalışalım  teklifi gelmezdi.
Camiada bir huzursuzluk var. Şimdiye kadar temas ettiğim kulüp
yöneticileri, federasyonda aksayan ve şikâyetçi oldukları yönleri dile
getirdiler. Bizde ekibimle birlikte bu aksamaları kaldırmak için aday
olmaya karar verdik. Teftiş kuruluna yapılan şikâyetler sonucu,
federasyon başkanının  iki kez ceza alması ve en son da 3 aylık hak
mahrumiyeti cezası alması, camiadaki huzursuzluğun nedenlerini açıkça
ortaya koymuştur" dedi.
Özdemir, Wushu sporunu geniş bir tabana yaymak için projeler
ürettiklerini kaydederek,  "Wushu sporunu geniş bir tabana yaymak için
projelerimiz var. Bunun için ülkemize en iyi uzmanları getirerek,
sadece birkaç kişiyi eğitmek için değil, kitlelerin eğitimine önem
vereceğiz. Gerek hoca, gerekse hakemlerin uluslararası deneyimlerini
arttırıp, sporcularımızın ve hakemlerimizi olimpiyatlarda hak ettiği
yere getirmeyi hedefliyoruz.  Teknik heyetin seçiminde , biz değil,
camianın içinden, aday göstereceklerini, adil bir şekilde yine
kendilerine seçtireceğiz. Bizim dönemimizde, bu benim adamım, bu senim
adamın ayrımı yaşanmayacak, biz seçildiğimizde camianın tümünü
kucaklamayı taahhüt ediyoruz. Camianın belirleyeceği 5 kişiye
seçildiğimiz anda,  istifa mektubunu kendilerine  imzalayıp vereceğim.
Bunlardan 3 kişisi, adam kayırıyorsun hükmüne varırsa, derhal görevden
çekileceğimi sizlerin huzurunda  da taahhüt ediyorum".
Kulüplerin maddi imkânsızlıklarla boğuştuğuna dikkat çeken Özdemir, "
Bize genel kurulda yönetim görevi verilirse, bu kulüplere maddi imkân
sağlamak için öncelikle RTÜK kanunundan faydalanıp, Wushu sporuna olan
ilgiyi arttırmak için TRT ve Özel TV'lerde programlar yaptırıp
yayınlatacağız.  Ankara'da yaşıyorum. Dünya
Wushu şampiyonası Ankara'da yapılmış, ben dahil hiç kimse bilmiyor.
Çünkü,  hiç tanıtımı yapılmamış. Mevcut yönetim  bahane olarak da
parasızlığı ileri sürüyormuş.  Buna katılmıyorum, Çünkü  bugün birçok
firma, bu spora  sponsor olabilir. İşte benim ekibim, bu sponsorlukları
sağlayacak,  sponsorlardan  sağlanacak paraları da, kuracağımız vakıf
kanalıyla kulüplere, sporculara,  ihtiyacı olanlara aktararak, duyulan
maddi imkânsızlıkları kırmak istiyoruz "dedi.
Öncelikle alt yapıyı kuvvetlendireceklerini hatırlatan Dr. Özdemir, "
Bir şeyde başarılı olmak istiyorsak, öncelikle alt yapıyı
kuvvetlendirmemiz gerekiyor. Yani  öncelikle İnsana yatırım yapmamız
çok önemli. İnsana yatırım yapan ülkelerin olimpiyatlardaki başarısını
görüyoruz. Bizde bu gerçeği göz önünde bulundurarak , buna  büyük önem
vereceğiz. Bu kulüplerin alt yapısını kuvvetlendirmeden başlayıp,
okulları tarayarak,  bu konuda bu spora yatkın sporcuları keşfedip,
maddi desteklerle destekleyip,  wushu'yu hak ettiği çizgiye getirmeyi
planlıyoruz. Tabii az önce de söylediğim gibi hocalarımızın bilgi ve
becerilerini arttırarak, başarılarını yükseltmek hedefimizi
gerçekleştireceğiz. Bunun için de bakanlıkların fonları dahil olmak
üzere, KOBİ destek kredileri olmak üzere akla gelene veya gelmeyen tüm
kaynakların bu spora aktarılması için elimizden geleni ziyadesi ile
yapacağımızı taahhüt ediyoruz."

yilmazparlar@yahoo.com

3 Nisan 2012 Salı

KÜLTÜREL MİRAS FORUMU-YILMAZ PARLAR HABERİ



KÜLTÜREL MİRAS FORUMUNDAN TURİZM KAZANÇLI ÇIKIYOR.

Ana temelinde Ülkenin değil tüm insanlığın ortak mirası olarak görülen kültürel miras korundukça, daha çok ziyaretçi çekecek, Ülke turizmi dolayısıyla ekonomisi fayda sağlıyacak.

3. Avrupa Kültürel Miras Forum etkinliğinde, oldukça mükemmel deneyimli bilgi yüklü konuşmacılar, sürdürülebilir yanlarıyla Kültürel mirası koruma konulu muhtelif yeni alternatifler sundu. Kültürel mirasın yıllardır ihmal edilen değil  duruma bakışları daha yakın. Tabana yaygın geniş  sosyal geliştiricilik taşıyan kitlenin bilincine görev yükleyen ve sürdürülebilirliği, kültürel ekonomisini işler hale getiren stratejileri, kimsenin yalnız olmadığını gösterdi. Zorlu konuları yuvarlak masa çalışmalarıyla ortak bir platform oluşturarak sonuçlar alınabilecek işbirliği, forumun çıtasını yükselterek etkisini daha da büyük boyutlara taşıdı.
Kültürel varlıkların bulunduğu,  gerçekçi bilimsel yaklaşımlarla,  gerçekçi meselenin kesitlerinin bütün taraflarını anlamaya ihtiyac duyduğu  alanlarının geliştirilmesi, tekniğine uygun yapılabilir ve sürdürülebilir olması, Kültürel miras konusunda değişen uygulamalar, yöntemler ve tekniklerin yorumlanması,Bunların bir araya getirilmesiyle   Çözüme giden 3. Avrupa Kültürel Miras Forumu  bir başarı olarak addedilmeli.   
2010 yılının Avrupa Kültür Başkenti İstanbul,  3. Avrupa Miras Forumu, Sütlüce Kongre merkezinde yaptı.  İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği,  Avrupa Birliği’nin 2010 yılı için belirlediği “2010 Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Yılı” çerçevesinde “Kültürel Miras, Katılım ve Zenginlik” temasını alan Forum, 50 den fazla Ülke temsilcileri olan kültürel miras konusunda uzmanlarını,  merkezi ve yerel yönetim yetkililerini, turizm ve kültür endüstrisindeki temsilcilerini, akemisyenleri, araştırmacıları, STK üyelerini bir araya getirtti.
Katılımcılar son gün kentin tarihi kültürel mekanlarını ziyaret ederek hayranlıklarını gizliyemedikleri  bu tılsımlı şehrin muhteşemliği karşısında övgülerini dile getirdiler.